TMMOB Odalar 09 Ekim 2026, Cuma
Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 08.10.2026
Güncellenme Zamanı: 08.10.2026 13:25:26

“Çocuğun gördüğü düştür barış.
Ananın gördüğü düştür barış.
Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış.”
Yannis Ritsos

10 Ekim 2015 tarihinde, barış ve demokrasi talebiyle düzenlenen ve TMMOB’nin de bileşenleri arasında yer aldığı mitinge katılmak üzere Ankara Garı önünde toplanan yurttaşlarımıza yönelik art arda iki bombalı saldırı gerçekleştirilmiştir. Saldırılar sonucunda 103 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 500’den fazla kişi yaralanmıştır.

IŞİD tarafından gerçekleştirilen bu saldırının hedefinde barış, demokrasi ve bir arada yaşam iradesi vardı. O gün Ankara Garı önünde bir araya gelen insanlar, savaşa ve şiddete karşı barışı ve birlikte yaşamı savunmak için oradaydı. Saldırı, bu barış çağrısını susturmaya yönelikti. Ancak barış, bombalarla yok edilemeyecek kadar güçlü bir toplumsal iradedir; şiddet, toplumun barış, kardeşlik ve demokrasi talebini ortadan kaldıramaz.

Saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirilmiş olmasının yanı sıra, olay öncesindeki güvenlik ve istihbarat süreçlerine ilişkin iddialar ile kamu görevlilerinin sorumluluğuna yönelik tartışmalar, kamuoyunun ve mağdur yakınlarının adalet arayışının önemli başlıkları arasında yer almaya devam etmektedir. Saldırı öncesinde elde edildiği belirtilen istihbarat bilgilerinin gereği gibi değerlendirilmediği ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı yönündeki hususlar yargılama süreçlerinde de gündeme gelmiştir. Buna karşın kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin etkili bir yargılama yapılmamış olması, adalet beklentisini karşılamaktan uzaktır.

Mağdur avukatları tarafından dosyadaki bazı delillerin saklandığı, müfettiş raporunun sansürlenerek taraflarına iletildiği ve saldırının önlenebilir olduğuna ilişkin bulgular bulunduğu ifade edilmiştir. Gaziantep’teki emniyet birimlerinin IŞİD hücresini izlediği ancak zamanında müdahale edilmediği yönündeki iddialar da dava dosyasına yansıyan hususlar arasındadır.

Bütün bu hususlar, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması; olası ihmal, kusur veya kastı bulunanların belirlenmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin bağımsız ve etkin bir yargılama sürecinde hesap vermesi gerektiğini göstermektedir. Kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi ise toplumun adalet duygusunu ve olayın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılmasına yönelik beklentiyi zedelemektedir.

10 Ekim Ankara Gar Katliamı, aradan geçen yıllara rağmen toplumun barış, demokrasi ve adalet talebini ortadan kaldıramamıştır. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla anıyor; barıştan, demokrasiden ve bir arada yaşamdan yana irademizi bir kez daha yineliyoruz.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, saldırının faillerinin ve arkasındaki yapıların yanı sıra, ihmal veya kastı bulunan tüm sorumluların bir an önce tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını ve hak ettikleri cezayı almalarını talep ediyoruz. Demokratik bir toplumsal düzenin inşasının, ancak suçların cezasız kalmadığı, sorumluların hesap verdiği ve hukukun üstünlüğünün güvence altına alındığı bir ortamda mümkün olacağını bir kez daha vurguluyoruz.

TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

Dosyalar

(1367 KB) (08.10.2026 13:24:54)

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.
Acrobat® Reader® yüklemek için

Okunma Sayısı: 22