TMMOB Odalar 21 Mayıs 2026, Perşembe

Öncelikle Malatya başta olmak üzere bölge illerimizde hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlarımız arasında korku ve paniğe neden olan ve depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 20.05.2026
Güncellenme Zamanı: 20.05.2026 19:08:19

AFAD Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre 20 Mayıs 2026  tarihinde, Malatya şehir merkezinin yaklaşık 21 km güneydoğusunda yer alan Gülümuşağı Köyü dolaylarında  saat 09.00 civarında, Mw 5,6 büyülüğündeki bir deprem ve devamında bir dizi artçı depremin  kaydedilmiştir. Öncelikle Malatya başta olmak üzere bölge illerimizde hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlarımız arasında korku ve paniğe neden olan ve depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Bölgedeki en önemli aktif tektonik yapılardan biri olan Doğu Anadolu Fay Zonu üzerinde meydana gelen 24 Ocak 2020 Sivrice (Mw6,8) ve 6 Şubat 2023 Pazarcık (Kahramanmaraş) (Mw7,7) ve Ekinözü (Kahramanmaraş) (Mw7,6) depremleri sonrasında oluşan gerilme transferleri bölgedeki bazı aktif fay segmentlerinin deprem potansiyellerinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır.

Bugün (20 Mayıs 2026 tarihinde) meydana gelen Malatya Depremi, Doğu Anadolu Fay Zonu üzerinde 24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen Sivrice (Elazığ) Depremini (Mw6,8) üreten Pütürge Segmenti’nin en güneybatı bölümünü oluşturan “Arıkonak Alt Segmenti” üzerinde meydana gelmiştir.

 

18 km uzunluğundaki Arıkonak Alt Segmenti, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Hazar Gölü ile Hatay arasında kalan ana kolu üzerinde, 24 Ocak 2020 Sivrice (Elazığ) ve 6 Şubat 2023 Pazarcık ve Ekinözü (Kahramanmaraş) depremleri sırasında kırılmamış olan tek bölüm olarak dikkat çekmektedir. Görgül yaklaşımla (Wells ve Coppersmith, 1994) Arıkonak Alt Segmenti`nin üretebileceği en büyük deprem büyüklüğünün Mw 6,5 civarında olabileceği hesaplanmıştır.

20 Mayıs 2026 Malatya Depremi; 24 Ocak 2020 Sivrice (Elazığ) Depremi ile başlayan ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleriyle devam eden yoğun sismik etkinliğin, Doğu Anadolu Fay Zonu ve kinematik olarak ilişkili çevre fay sistemleri üzerinde gerilme alanı değişimlerinin devam ettiğini göstermektedir. Bu durum, bölgedeki bazı aktif fayların deprem potansiyelleri açısından dikkatle takip edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Her ne kadar Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Hazar Gölü ile Hatay arasında kalan bölümünde yüzey kırığı meydana getiren depremler nedeniyle stres azalmış olsa da, bu depremler sırasında komşu fay sistemlerinde meydana gelen gerilme değişimleri bölgedeki sismotektonik duyarlılığı artırmış olduğu görülmektedir. Ölü Deniz Fay Zonu’nun Türkiye sınırları içerisindeki segmentleri ile Doğu Anadolu Fay Zonu’nun kuzey kolu üzerinde yer alan “Savrun, Çokak, Yoğunoluk, Toprakkale, Böcekli, Yumurtalık ve Karataş Fayları ile Malatya Fayı, Kale Fayı ve Güneydoğu Anadolu Bindirme Zonu’nun Çüngüş, Gerger, Sincik ve Narince Segmentleri;” bölgesel gerilme alanı değişimleri açısından izlenmesi gereken önemli aktif yapılar arasında değerlendirilmektedir.

Deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemizde; aktif fay sistemlerinin bilimsel yöntemlerle izlenmesi, yerbilimsel verilerin kamu yararı doğrultusunda değerlendirilmesi ve afet risk azaltma politikaları çerçevesinde, jeoloji bilim ve mühendisliğinin bugün ulaştığı bilgi ve teknolojilerde kullanılarak yürütülmesi yaşamsal önem taşımaktadır.

Özellikle henüz hasar yapıcı deprem üretmemiş veya kırılmamış fay segmentlerine ilişkin çalışmaların; temel jeoloji, jeoteknik ve mikrobölgeleme, çalışmaları temelinde ele alınarak analizler ve değerlendirmelerin yapılması afetlere dirençli yerleşim politikalarının geliştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Bu kapsamda; TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak daha önce de bir çok basın açıklamamızda ifade ettiğimiz üzere,  öncelikle Malatya, Elazığ, Adıyaman, Kahramanmaraş  gibi illerimiz başta olmak üzere tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin öncelikle temel jeoloji haritalarının bir an önce güncellenmesi, çalışmaları tamamlanan Türkiye Diri Fay Haritası`ndaki çalışmalarının bir an önce kamuoyu ile paylaşılması, açıklanacak yeni Türkiye Diri Fay Haritası baz alınarak Türkiye Deprem Tehlike Haritası ile Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin yenilenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

Ayrıca ülkemizin sahip olduğu afet risklerinin azaltılması için de TBMM bir an önce “AFET RİSK AZALTMA KANUNU”nu çıkararak, ülkedeki afet risklerinin azaltılmasını sağlayacak politika ve uygulamaları bir an önce yaşama geçirilmesi sağlanmalıdır.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu

Dosyalar

(245 KB) (20.05.2026 18:46:47)

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.
Acrobat® Reader® yüklemek için

Okunma Sayısı: 337