
Hepimizin başı sağ olsun. Hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diliyoruz.
Okullarımızı şiddetten arındırmak ve güvenli bir gelecek inşa etmek için tek yürek olarak eğitimde şiddete `hayır` diyoruz.
Son günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerimizde, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eğitim gördüğü okullarda meydana gelen menfur saldırıları derin bir üzüntü ve endişe ile takip etmekteyiz. Bilimin, kardeşliğin ve huzurun yuvası olması gereken eğitim kurumlarımıza sirayet eden bu şiddet sarmalını en sert şekilde kınıyoruz.
Bu olaylar, sadece münferit birer asayiş vakası değil; toplumsal yapımızı kemiren çok boyutlu bir çürümenin dışavurumudur. Okullarımızda yankılanan silah sesleri, ülkemizin içinden geçtiği karanlık tablonun ve acilen çözülmesi gereken yapısal sorunların bir kanıtıdır.
1. Medya ve Dijital Platformlardaki Şiddet Kültürü
Televizyon dizilerinde, dijital platformlarda ve video oyunlarında silah kullanımının bir güç gösteri simgesi olarak sunulması, şiddetin kanıksanmasına yol açmaktadır. Denetimsiz içerikler, çocukların ve gençlerin zihin dünyasında silahı bir çözüm aracı gibi konumlandırmaktadır. Bu "silaha özendirme" politikalarına karşı yayıncıların ve denetleyici kurumların derhal etik sorumluluk alması şarttır.
2. Bireysel Silahlanma ve Erişimin Kolaylığı
Ruhsatsız veya kolayca temin edilebilen ateşli silahların bu denli yaygınlaşması, toplumsal güvenliğimizi tehdit eden en büyük unsurdur. Bir çocuğun ya da suça meyilli bir bireyin silah gibi öldürücü bir alete bu denli zahmetsizce erişebilmesi kabul edilemez. Bireysel silahlanmaya karşı yasal düzenlemelerin tavizsiz bir şekilde sıkılaştırılması hayati önem taşımaktadır.
3. Eğitim ve Ekonomik Temellerdeki Çöküş: Şiddetin Sosyal İnşası
Okullarımızda patlayan silahlar, yalnızca bir güvenlik zafiyeti değil; ülkemizin içinde bulunduğu eğitim ve ekonomi politikalarındaki gerilemenin acı bir sonucudur. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, toplumsal çürümenin eğitim ve ekonomi sacayağında nasıl derinleştiğini göstermektedir:
Sonuç Olarak;
Sadece polisiye tedbirlerle bu şiddet sarmalından çıkılamayacağı aşikardır. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan saldırıların bir daha tekrarlanmaması için yetkilileri; silaha erişimi zorlaştıracak köklü yasal adımları atmaya, eğitimde bilimin rehberliğine dönmeye ve ekonomik refahın adil dağılımını sağlamaya davet ediyoruz.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak; güvenli bir geleceğin ancak liyakatli bir eğitim sistemi ve şiddetten arındırılmış bir toplumsal kültürle inşa edilebileceğine inanıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU
Okunma Sayısı: 36