TMMOB Odalar 21 Ekim 2021, Perşembe

ÇAĞRI

1947 yılından bu yana düzenli olarak sürdürülen ve artık bir gelenek haline gelmiş olan Türkiye Jeoloji Kurultaylarının 67. si 14-18 Nisan 2014 tarihinde Ankara`da MTA Genel Müdürlüğü Kültür Sitesi salonlarında düzenlenecektir.

1947 yılından 1980`lere kadar Türkiye Jeolojisinin ve hatta Türkiye Yer Bilimleri camiasının bir şöleni olarak gerçekleştirilen kurultaylar daha sonraki yıllarda bu özelliğini bir ölçüde yitirmiş olsa da, 2000`li yıllardan bu yana giderek artan bir ivmeyi tekrar yakalamıştır. Türkiye Jeoloji Kurultayları geleneğine yakışan bir çizgiyi sürdürmeye olan kararlılığını her yıl coşkuyla sergilemektedir. İnişli çıkışlı bu gelişmenin birçok nedeni bulunmaktadır. Bunların başında jeolojide yaşanan çeşitlenmenin ve beraberinde getirdiği uzmanlaşmanın doğal sonucu olarak ilgi alanlarına özgü alternatif toplantıların bu konuların uzmanlarınca tercih edilmesidir. Bu tercih bir ölçüde anlaşılır olmakla birlikte, tüm yer bilimciler kendi uğraş alanlarının toplumca tanınırlığı ile jeolojinin gerekliliği ve öneminin karar vericilerce kabulü için ortaklaşa davranma ve çaba gösterme sorumluluğunu da taşımaktadırlar. Bundan yola çıkarak bu çağrıyı, 67. Türkiye Jeoloji Kurultayının bundan böyle daha coşkulu, daha yüksek katılımlı ve hem bilimsel hem de sosyal açıdan daha başarılı kurultaylara doğru yeni bir başlangıç oluşturması umuduyla yapıyoruz.

67. Kurultay da olabildiğince geniş bir yelpazeyi kucaklamak amacıyla jeolojinin tüm konularını kapsayan bir çerçeveye oturmaktadır. Bununla birlikte toplumun jeoloji biliminden beklentilerinin başında gelen doğal kaynakların toplumun refahını arttırmak üzere ortaya konması misyonu bağlamında giderek tartışmalı bir konu olarak ortaya çıkan "Sürdürülebilirlik" 67. Kurultayın ana teması olarak seçilmiştir. "Doğal Kaynaklar ve Sürdürülebilirlik" petrolden suya, madenlerden yapı malzemelerine, nadir toprak elementlerinden agregaya, yeraltı sularından jeotermal enerjiye ve konvensiyonel olmayan enerji kaynaklarına kadar uzanan çok geniş bir alanda gözetilmesi gereken bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir yanda artan çevre duyarlılığı ve hızla gelişen toplumsal çevre bilincinin, diğer yanda da gelişmekte olan Türkiye`nin doğal kaynaklara olan büyük gereksiniminin yarattığı bir ikilemle yüz yüze gelinmektedir. Çoğunlukla bakış açılarındaki farklılıklardan ve bunun ışığında gelişen önceliklerden yola çıkılarak "Sürdürülebilirlik" ya ne pahasına olursa olsun doğal kaynaklardan yararlanılması gerektiğinin, ya da doğal kaynakların toplumsal refaha olabilecek katkılarından tümüyle vazgeçilmesinin payandası olarak öne sürülebilmektedir. Bu iki aşırı ucun arasında bir yerde olan doğrunun saptanmasının tek yolu bilgiden geçmelidir. Doğal Kaynaklar ve çevre bağlamında doğru bilgi ancak ve ancak yer bilimciler tarafından üretilebileceğinden "Sürdürülebilirlik" değerlendirmelerinde yer bilimcilere büyük bir sorumluluk düşmektedir.  Bu değerlendirmelerin Sürdürülebilirlik kavramının evrensel ölçülere ve değerlere dayalı bir tanımından yola çıkılarak yapılması hem kavram kargaşasının önlenmesi, hem de çevre ve kaynak ihtiyacı duyarlılıklarının doğru dengelere oturtulmasını sağlayacak tek yaklaşımdır. Bu kurultayda; çağrılı konuşmacılar, panel ve eğitim seminerleri yardımıyla "Doğal Kaynaklar ve Sürdürülebilirlik" kavramının nesnel bir şekilde ortaya konmasına, bunun toplum ve karar vericilerle paylaşılmasına özel bir önem verilecektir.

67. Kurultayın bir diğer özelliği "Ustalara Saygı" başlığıyla ifade edilmeye çalışılan ve ülkemiz jeolojisinin bugün ulaştığı küçümsenemeyecek noktaya gelmesinde çok büyük katkılarda bulunmuş akademisyen ve uygulayıcıların, adlarını taşıyan oturumlarda kısaca da olsa tanıtılacak ve anılacak olmalarıdır.  Yine bir usta, Prof. Dr. Sırrı Erinç, tarafından ifade edildiği gibi "Bir bilim dalının tarihçesini incelemek, uzun bir evrimin ortak mirası olarak bugün insanlığın yararlandığı bilgi dağarcığının nasıl oluştuğunu öğrenmek, bugünkü düzeye hangi aşamalardan geçilerek ulaşıldığını ortaya koymak, bilimin gelişmesine veya gerilemesine yol açan etkenleri meydana çıkarmak, gelişmeye hizmet edenleri gerçek katkıları ile tanıtmak, …….ufuk açıcı ve gereklidir". "Ustalara Saygı" oturumlarıyla ödenmesi çok güç bir vefa borcuna küçük de olsa bir katkıda bulunabilecek olursak ne mutlu bizlere.
Sizleri daha iyiye ve güzele doğru çıkılan bu yolculuğa katkıda bulunmaya davet ediyor ve 14-18 Nisan 2014 tarihleri arasında düzenlenecek olan 67. Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nda buluşmak üzere saygılarımızı sunuyoruz.