TMMOB Odalar 14 Temmuz 2024, Pazar
Yayınlayan Birim: İZMİR ŞUBE
Yayına Giriş Tarihi: 17.08.2023
Güncellenme Zamanı: 17.08.2023 19:15:08

Türkiye, tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar çok sayıda depremin meydana geldiği aktif kuşak üzerinde yer alır. İstanbul depremi olarak bilinen 1502 yılındaki depremden son yaşanan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine kadar, ülkenin batısından doğusuna kadar kara ve deniz suları içerisinde meydana gelen yıkıcı depremler hem depremin meydana geldiği illeri hem de illerde yaşayan halkın sosyal, psikolojik ve ekonomik durumunu olumsuz yönde etkilemiştir.

Ülkemizdeki diri fay zonları üzerinde meydana gelen bu yıkıcı depremler, özellikle doğrultu atımlı fay zonu olan Kuzey Anadolu Zonu, Doğu Anadolu Fay Zonu ve Orta Anadolu Fay Sistemi üzerinde, aynı zamanda eğim/verev atımlı normal faylanma ve doğrultu atımlı faylanma mekanizmasını içinde barındıran Ege Graben Sistemi içerisinde yer alan diri faylar üzerinde yoğunlaşmıştır.

Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde aletsel dönem kayıtlarında 1912, 1942, 1943, 1944, 1949, 1951, 1957, 1966, 1967, 1999 yıllarında meydana gelen depremler 6,5 büyüklüğü ve üzerinde oluşmuş, çok sayıda can ve mal kaybına sebebiyet vermiştir. Bu depremlerden, en fazla kişinin yaşamını yitirdiği depremler büyüklüğü 7,9 olan 1939 ve 7,6 olan 1999 depremleridir.

Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde, 27 Aralık 1939 da 7,9 büyüklüğünde meydana gelen Erzincan Depremi’nde resmi kayıtlara göre yaklaşık 33 bin vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.

Bir diğer yıkıcı deprem, yine Kuzey Anadolu Fayı üzerinde 17 Ağustos 1999’da yerel saatle 03:02 de 7,6 büyüklüğünde meydana gelmiştir. Deprem 45 saniye sürmüş, sadece Merkez üssü olan Gölcük-Kocaeli’nde değil, aynı zamanda Ege ve Marmara bölgelerinde İzmir’den Ankara’ya kadar olan birçok bölgede hissedilmiştir. Resmi kayıtlarda 18 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği bilinmektedir.

17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden yaklaşık 24 yıl geçmiş ve yine benzer doğa olayı Kahramanmaraş depremlerinde kendini en şiddetli şekilde hatırlatmış ve resmi kayıtlara göre 50 binin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.

Tarihsel deprem kataloglarında yer alan bilgiler ve son yüzyılda 1939 Erzincan depremiyle başlayıp, Kahramanmaraş’ta 2023 yılında meydana gelen depremlerden de anlaşılacağı üzere, depremler sırasında veya hemen sonrasında meydana gelen can ve mal kayıplarını azaltmak için alınması gereken önlemler ile afet yönetimi konularında gelinen noktada,

- Mutlaka kent bazında 1/1000 ölçekte diri fay haritalama çalışmalarının gerçekleştirilmesi,

- Önerilen ve yasalaşması önem arz eden fay yasası kanununda belirtildiği üzere, yüzey faylanması tehlike kuşağının belirlenmesine hizmet edecek şekilde diri fayların ürettiği, tarihsel ve tarih öncesi kataloglarda listelenmeyen depremlerin paleosismolojik yöntemlerle saptanarak diri faylara ait detay künye oluşturulması,

- Doğanın bir parçası olan deprem olayının değil de yanlış yerleşim yeri secimi ve kalitesiz bina tasarımı sebepleriyle hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız göz önünde bulundurulduğunda, yerleşime uygunluk acısından inşa edilecek binanın zeminiyle bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliği, bununla birlikte uygun yer seçimini, binanın kalitesini denetleyecek, alanında yetkin mühendislerin istihdamına öncelik verilmesi gerekliği ön plana çıkmaktadır.

 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

İzmir Şubesi Yönetim Kurulu

Dosyalar

(494 KB) (17.08.2023 16:15:47)

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.
Acrobat® Reader® yüklemek için